
Bombay'ın kenar mahallelerinde yetişmiş olan Jamal Malik
Kim Milyoner Olmak İster? yarışmasına katılır. Eğitimsiz
sıradan bir çaycı olan 18 yaşındaki genç umulmadık bir başarı
göstererek 10 milyon rupilik ödülü garantiler...20 milyon rupi
olan en büyük ödülü kazanmak için sadece bir soru kalmıştır,
yarışmaya ara verilir...( Hani burada da oluyor ya, gong çalınca
bir dahaki yarışmada devam ediliyor ) Jamal'ı hile yaptığı
gerekçesiyle tutuklarlar ve elektrik vererek doğruyu söylemesi
için sorgularlar. Soruları bilmesinde etken olan, hayatındaki
paralel olayları anlatır. Hile yapmamıştır. Gerçekler ise
bambaşkadır.. Buradaki kurguyu sevdim, geri dönüşleri,
sorgulamayı ve yarışmayı güzel bağladıklarını düşünüyorum.
Filmde, bizim ülkemizden çok daha fazla olan sefaleti, fakirliği,
dramı görünce insan haline şükrediyor. Öte yandan görüntülerin
gerçek olması içimi acıttı...Yine de ellerinde fazlasıyla malzeme
olmasına rağmen seyirciyi ağlatmaya yönelik arabesk bir film
yapmamışlar. Sinematografik ve sanatsal olarak Oscarı hakedip
etmediği tartışılabilir fakat duygusal bağlamda, Amerikan filmi
klişelerindense bu filmin ödül alması bana göre sevindirici...
Bu almasaydı Benjamin Button'ın oscar almasını isterdim.
Filme dair olumsuz
demeyim de, kafamı kurcalayan,
mantığa ters gelen şeyler de
oldu tabii..İzlemeyenleri
düşünerek detaylara fazla
girmek istemiyorum. Fakat
örnek vermek gerekirse;
Ünlü bir şarkının sözlerini yazan şairin sorulduğu soruyu
açıklarken, çocukken dilenci mafyasının eline düştüklerinde
bunu iyi söylemeye çalışmasını ( ki burası ayrı bir dram )
göstermesi pek inandırıcı olmuyor...Kaç çocuk söylediği
şarkının söz yazarını bilir ki..Üstelik onların koşullarında!
Buna benzer birkaç şey daha vardı...Bir de final kısmını
biraz yavan buldum. Sonundaki klasik Hint filmleri
tarzındaki bitiş ise hoş ve komikti... Neyse.. genel olarak
filmi sevdim, sürükleyiciydi ve sıkılmadım. Çünkü sinema
dışında film ve dizi izlerken çoğu zaman konsantrasyon sorunu
yaşarım, ara vermeden 40 dakikalıkLost'u bile izleyemem.
Bu filmde ilk bir saatin nasıl geçtiğini anlamadım. Ve sadece
mısır patlatma molası verdim :)
Son olarak en etkilendiğim
sahneyi yazmak istiyorum.
Jamal çocukken ( yandaki
resimdeki ufaklık haliyle )
abisi ile birlikte tuvaletçilik
yaparken ( tuvalet denen de bir tepede dört tahta, bir
çukurdan oluşan derme çatma şey) müşteri gelir, Jamal içeride
işini bitirmediği için çıkamaz, adam başkasına gider. O sırada
zamanın en ünlü aktörlerinden birinin helikopteri görünür..
( orada ne işi varsa! ) Müşteri kaybettikleri için kızan abisi
( ah bu abi! ) intikam için Jamal'ı tuvalete kilitler...( kapıda kilit
yok da, açılmaması için birşey koyar ) Jamal'ın cebinde çok
hayranı olduğu o aktörün fotografı vardır. Onu kaçıracağı için
çok üzülür ve oradan çıkmak için son çare olarak, kendini
tuvalet deliğinden aşağı bırakır...Lağım çukurundan üzerinden
pislikler aka aka çıkarak ( ıyyyk bir durum ) aktörün yanına
yaklaşamayan abisi, arkadaşları, diğer insanlar ve korumaları
geçerek fotoğrafı imzalatmayı başarır! Çocuğun o azmi ve bok
içindeki hali hem komik hem de hüzünlüydü..burada ağladım...
D.N : Filmin oscar alan şarkısı Jai Ho'yu her duyuşumda
onlar gibi dans edesim geliyor, hatta oturduğum yerde de
oynuyorum :) ( sayfada çalıyor )


8 yorum:
Teşekkürler.. ne güzel anlatmışsın..
Sevgiler...
Sevgili Ada :)) Pardon bilgisayarım geç algılayınca
arka arkaya tıklayıp 4 kere yazdırmışım, birini silebildim diğer fazlaları silemedim.. açıklama için 5 nci yorumu yolluyorum..
Sevgiler...
Fundacım tahmin ettim, burda yorum silmek de çok zor. Ben sildim sanırım şimdi :) Teşekkürler...
izlemedim henüz. ama izliycem sanırım. günaydın diyip gideyim şimdilik.
Muhakkak izlemeyi düşünüyorum bu filmi.
dvd ye kaydedip playera taktım
içinde duruyor
kısmet olur da;
hanım çarkıfelekten,yemekteyizden,papatyamdan sıkılırsa şak diye açıp izleyeceğim
izlediğim anda da gelip yoracağım (yorum yapacağımın kısaltması :D)
'' Öğretmenim, tuvalete gidebilir miyim?''
Yukarıdaki cümle, öğrenim hayatımız boyunca sıkça sorduğumuz sorunların başında geliyor, değil mi? Yıllar sonra, Adıyaman'ın Gerger İlçesi, Kaşyazı Köyündeki Karük İlköğretim Okulu'ndaki manzarayı HaberTurk'te görünce; ' Meğer şanslı azınlıktanmışız ' dedim kendi kendime.
Evet, yanlış duymadınız. Ben ve bu yazıyı okuyan sen, şanslı azınlıktanız. Anadolu'da bir çok okulun türlü fiziki sorunlarını, öğretmen eksikliğini duyardıkta, insanın en temel ihtiyaçlarından birisi olan tuvalet ihtiyacını gidermenin başlı başına bir sorun olduğunu aklımıza getirmezdik. Onca yetersizliklere rağmen Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu çağdışı manzarayı eğitim neferimiz Ahmet Elmacı sayesinde öğrendik.
HaberTurk'te yayınlanan ' Tuvaletsiz Okul ' haberi bizi harekete geçirdi. Hem gelecek nesillere kalıcı bir temizlik alışkanlığı kazandırmak hem de okullarımızın olmazsa olmaz bu fiziki zorunluluğunu hayata geçirmek adına; www.okulumuzatuvalet.org sitesi altında '' Okulumuza Tuvalet '' adlı projeyi hazırladık.
Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu geri kalmış manzara ne ilk ne de son...Fakat bu olumsuz manzarayı düzeltmek bizlerin elinde. Karük İlköğretim Okulu'nda olduğu gibi Anadolu'nun birçok köyünde çocuklar sizlerin desteklerini bekliyor... '' Okulumuza Tuvalet '' projesi ile sizde bu harekete ortak olun...
www.okulumuzatuvalet.org
destek@okulumuzatuvalet.org
peki dilenci mafyasının çocuklara söylettiği şarkıyı hatırlayan war mı?söylemeye calısırken küçük jamal cok şirindi:)
Yorum Gönder