Çengelköy'de yaşayan yavru bir martıyım ben,
uçmayı yeni öğrenen. Bakmayın büyük göründüğüme
annem düşürüp gitmiş çok küçükken...kanadım
fena zedelenmiş, balıkçı amcalar iyileştirip beslemişler
beni. Şimdi kendi kendime uçma talimleri yapıyorum,
buradan aşağı deniz kıyısına kadar uçabiliyorum ancak
ama az kaldı..Ben de yakında çok merak ettiğim
Boğaz'ın karşı yakasına geçebileceğim. Denizden balıkları
kendim tutup yiyebileceğim. Geçenlerde buraya konan
bir abi söyledi : " sen verilen hazır balıkları yiyorsun ama
kendi yakalayıp yediğin gibi olmaz hiç birinin tadı"
O günden beri daha bir şevkle çalışıyorum uçmaya.
Bekle beni mavinin kızı İstanbul geliyorum...
2 yorum:
Burda da yorum uçma durumu mevcut sanırım
çünkü daha önce girdiğim yorum yok...
tekrar yazıyım umarım bu seferde 2 kez çıkmaz..
İstanbul'a ilk gittiğim yıl sabah erkenden kahkaha sesleri ile uyandım
camı açtım iyice kulak verdim kahkahkah...
kaldığım evin sahibi uyandıüğında ona sordum yükesek sesle kahkahalar atılıyordu kim acaba diye
martılar dedi...
canıtınlaşmak isteyen atalet oldum olalı..
her martıdan sorumlu hissediyorum kendimi..
oysa sorumluluklardan canıtınlaşmaya çalışırken..
düştüm bu yola =P
Yorum Gönder