pek bilinmeyen şeyler değil ama yazasım var işte...
Bugünlerde makyaj bloglarına merak saldım, onlardan
etkilendim sanırım :)
Sulugözlü biri olduğumdan yıllardır waterproof maskara
kullanıyorum. ( ağlayınca, gülünce, alerjik nedenler v.s den
dolayı gözümden bol miktarda yaş akma potansiyeli var )
Bir de maskara takıntım vardır ki..Mesela bunca yıllık
iş hayatımda bir gün olsun rimel sürmeden işe gitmedim.
Bu arada marka olarak vazgeçilmezim, Max Factor...
Denediğim onca çeşit içinde kirpiklerimi en uzun süre kıvrık
tutabilen sadece odur...( Ha çok pahalı markalar içinde daha
iyisi olabilir ancak onları da ben alacak durumda değilim :)
Neyse...su geçirmez maskaralarda en büyük dert çıkarmasıdır.
Fakat Bebak acı badem sütü ile bu hiç sorun olmuyor ve kolaylıkla
çıkıyor. İşin komik tarafı şişenin üzerinde göz makyajı hariç
kullanın yazıyor :) Sanırım bunun nedeni göze kaçınca yakmasından
dolayı olabilir...Umarım öyledir çünkü 10 küsür yıldır kullanıyorum
bir zararını görmedim :) ( arada başka temizleyiciler de denedim
tabii ancak bana daha iyi gelenine rastlamadım )
Bu arada ben pamuk yerine yumuşak kağıt mendil kullanıyorum,
çünkü pamuk lifleri göze kaçabiliyor...Bir de sütü gözüme sürüp
hafifçe ovaladıktan sonra siliyorum, öyle daha kolay geliyor bana.
Bir kozmetik mağazasında/reyonunda size "göz makyajı
temizlemek için ne kullanıyorsunuz? " diye sordukları zaman
"acı badem sütü" cevabını aldıklarında genellikle burun
kıvırırıp, küçümser bir edayla "Ama o olmaz ki, göz makyajında
kullanılmaz, ben size çok daha iyi bir ürün tavsiye edeyim v.s"
dedikleri zaman inanmayın! Daha fazla para vermenize hiç
gerek yok. Ayrıca yağlı olduğu için makyajı temizledikten sonra
tekrar nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor. Yalnız şunu
hatırlatmamda fayda var; Benim cildim kuru-karma ve çok hassas.
Yağlı ciltlerde ne gibi bir etkisi olduğunu bilemem, bir de herkesin
cilt yapısı, hassasiyeti aynı değil, ancak kuru ciltler için çok iyi...
Hatta nemlendiriciniz, el kreminiz bittiği zaman
bunu o niyetle de sürebilirsiniz. ( krem olarak sadece bunu
kullanan ve ciltleri gayet de iyi olan bir kaç tanıdığım var )
Buradan Bebak yetkililerine de şunu diyim;
Sakın bu kremin içeriğiyle oynamayın, geliştirelim, daha iyisini
yapalım filan demeyin :) Bir de sakın sakın piyasadan kaldırmayın!
( Okurlar mı sanmam ama pek çok ürün birkaç yılda bir değişime
uğradığından neme lazım, ben diyeceğimi diyim de...)
Gelelim ikinci güzellik tavsiyeme :)
Bugün başka bir şeyin fotoğrafını çekerken 3 günlük
pembe ojeli tırnaklarımı da çekesim geldi :)
( O şeyi sonra yazacağım zaten )
Ve hani sorarlar ya, güzellik anketlerinde filan
"hayatınız boyunca aldığınız en iyi güzellik tavsiyesi
nedir?" diye...Ben de benimkini yazayım:
Tırnak etlerimi geriye doğru ittirmek.
Tee orta birinci sınıfa giderken Filiz diye bir arkadaşım
öğretmişti bunu bana :) O zamandan beri aklıma estikçe
yaparım ve o etler hiç çıkmaz...Ve hayatım boyunca hiç
kuaförde manikür yaptırmadım, evde de sadece oje sürüp
törpülemekten öteye bir şey yaptığım yok...
4 yorum:
Feminen yazı..
Tırnak etlerini,
Artık sadece kadınlar değil.. Erkekler de geriye ittiriyorlar.
Yaşama dair paylaştıkların pembe ojelerle güzel olmuş. Bir yazıya renk böyle katılıyor demek ki.
Olay tamamıyla benden uzak bir mecraya sürüklenmiş... Okuduk tabi, olur da ileride rimel mevzuuna giriş yaparsak faydalanalım dedik... Yalnız bir konu dikkatimi çekti, çok detay yakalayamasam da el çizgilerin uzun ömürlü insanlarla benzerlik taşıyor... Umarım bu uzun yaşam yalnız geçmesin...O çizgiyi tam göremedim çünkü...
Kal sağlıcakla, ben şimdi tırnak etlerimi geriye ittireceğim, rimelimi temizleyip soğuk ağdamla başbaşa kalacağım.....
acı badem sütü benim evde de bulunur ama oraya buraya sürmek için.
benim cildim yağlı, herhalde makyaj temizlesem olmaz.
bi de ben zaten hep suda çıkan maskaralardan kullanıyorum. ama şunca yıldır işe bir tek gün maskarasız gelmedim ben de. tamamen katılıyorum sana.
ben de yıllarca sebamed sabunla yıkadım yüzümü. başka makyaj çıkarıcı falan kullanmadım. bi süredir de yüz yıkama jeli falan kullanıyorum.
aman bakma o zevzek kozmetik satıcılarına. ne zaman bi reyona yaklaşsam hemen biri yanıma gelip cildimin problemli olduğunu, çok yağlı olduğunu, yok gözenekti, siyah noktaydı... sayıp durur. yaşımı sorar, söyleyince de "aaaa.. ben 20'lerin sonu sandımdı" der.
manyak! madem cildim boktan (ay çok afedersin!) neden genç görünüyorum! demek ki kullandığım malzemler o kadar da rezil değilmiş!
uzattım.
öpeyim gideyim.
BDG'ye : Erkekler oje de sürecek
yakında zaten :) Parlatıcı
sürenleri var gerçi...
Hasan'a : Ooo hocam sen falcılığı
ilerletmişsin. O çizgiyi net
görebileceğin bir fotoyu en kısa
zamanda çekip yollarım sana :)
Hatta biz bir fal sitesi açsak mı?
Soğuk ağda iyi bişi değil, tavsiye etmem :)
Saklambaç'a :
Herkesin cildi farklı ve zaman içinde neyin iyi geldiğini anlıyoruz işte. O yüzden ısrarcı ve ukala satıcılara sinir oluyorum ben de..Ki onların çoğu da pek
bilgili değiller. Son söylediklerine çok güldüm ve doğru :) öperim ben de..
Yorum Gönder