
Şu ana kadar kaç cümle yazıp sildim bilmiyorum.
Bir filmi anlatmak bu kadar zor mu? Hele çok beğenmişsem...
Çağan Irmak, çağlayan bir nehir misali, her yaptığı filmde insanların
yüreklerine akıyor sanki... Issız Adam konusuyla, karakterleriyle
çok farklı, sıradışı bir film değil. Irmak'ın en iyi filmi de değil...
Ama işin içinde duygular, doğal oynanmış oyunculuklar, sevdiğimiz
mekanlar, harika müzikler ve çok iyi çekimler olunca farklılaşıyor işte.
Çağan hemen hemen herkese hayatından bir yerlere dokunuyormuş
hissini verirken, insana dair yaşanmışlıkların esantaneleri perdede
akıp gidiyor... Ara verildiği zaman öyle dalmışım ki, birden bu ne arası
diye şaşırır gibi oldum :) Hiç sıkılmadan, sıkmadan su gibi akıp gitti...
Şarkı seçimleri çok iyiydi, ki onlar olmasa film epey eksik kalırdı.
( Hele benim gibi eski şarkılara aşıksanız...Sinemaya gitmeden iki gün
önce bulup, indirip, dinlemiştim zaten :)
Baştan acıklı bile olsa ağlamayacağım diye kendimi şartlamış ve içinde
kağıt mendil olan çantamı yan koltuğa bırakmıştım. Film biterken nasıl
aktıklarını anlayamadığım göz yaşlarımı boynumdaki şala silerken,
sonunda çantamı almak zorunda kaldım. Anlayamadığım şey
o boğazımdaki düğümlenme hissi ve ağrıyı Çağan Irmak nasıl başarıyor!!
Ağladığım filmler olur ama bu adamınkilerde farklı birşey var.
Konusunu bilerek yazmadım. Zaten merak eden özetini okur, gitmek
isteyenler ise okumadan gitsin :) Kısacası ben çok beğendim.
İki gündür aklımda filmin devamını çekiyorum...Utanmasam oturup
hikayesini yazıp Çağan'a göndereceğim ama ayıp olur adamcağıza :)
Ucu açık veya buna müsait biten filmler ve romanlar, beğenmişsem
bende bazen böyle bir his uyandırır. Sürekli öyle bitmemeliydi, belki
devamı gelir, gelse şöyle olurdu , böyle olurdu diye kafamda yazarım bir
müddet. Sonra o his geçer...
D.N : İmeem gitmeseydi şarkıları liste halinde çalacaktım ama maalesef
başka yerlerde olmuyor galiba o şekilde :( Zaten pek sevmedim o siteleri.
Fonda sadece Ayla Dikmen- Anlamazdın çalıyor. Diğerlerini de aşağı
yazayım, isteyen olursa mail atabilirim.
Michel Fugain - Une belle historia
Nil Burak - Yalnızım ben
Semiramis Pekkan - Bana yalan söylediler
Sezen Aksu - Tükeneceğiz
Hümeyra - Tutsana ellerimi
6 yorum:
ISSIZ BLOGSPOT
Yaa bu yeni adresinize hiç gelesim olmuyor.
Bana acayip ıssız yollardan
bir tanıdığın evine gider gibi geliyor.
Tırsıyorum valla.
Bir de insan yaşlandıkça
daha bir kabuğuna çekiliyor galiba.
Selamlar blocu com dan :)
Aşkolsun Bünyamin, bir tık uzağındayım alt tarafı..
Lamba'nın sayfasına, yemek hikayelerine gitmekten zor değil
buraya gelmek :p
o linklere beni de eklersen daha
kolay gelirsin :) Bu arada ben
duraklama dönemimde olduğum için
pek yorum yazmıyorum kimseye ama
okuyorum..Dönüşüm muhteşem olacak bekle :)
Yeni yılın kutlu olsun :)
Ehhh en azından buradaki blog maceran bitmemiş Kirazların en güzeli ve en tatlısı..
Blogundan da doğum gününü kutlamak ve bisürü güzel Dilek bırakmaya gelmiştim ama 2009 notu hayalkırıklığı yaşattı..bilgin olsun..
yok öyle blog maceram bitti falan şeklinde kısa hikayeler yazmak ve öyküyü sonlandrımak.. benim gibi tembelleşebilirsin ama kesinlikle bitirimezsin..Arz ederim..
Çok teşekkür ederim Viva'cım..
Aslında buradaki blog maceram da
bitti ama yazmayı unutmuşum :)
Sana mail atmıştım dün, henüz
okumadın sanırsam..
Bazen bazı şeylerin bitmesi
gerekir, üzülme...
Bundan sonra yorum yazmadan önce postakutuma bakacağım.. :)Zamanı geçtikten sonra gördüğüm şeyler oluyor..Senin iletin ve daha başka bisürü ileti.....Ahhh bu sanal alem tembelliğim...:))
Yorum Gönder